Bilim insanlarının son dönemlerde ısrarcı ve tereddüte yer bırakmayacak biçimde tanımladığı iklim değişikliğinin sonuçlarına (sıcaklıkların yükselmesi, seller, çölleşme, kutuplardaki buzulların hızla erimesi, soyları tükenen türler) ve dünya genelinde her geçen gün artan fosil yakıt tüketimine bağlı olarak, yenilenebilir ve iklim dostu enerji alternatifleri gittikçe daha çok önem kazanıyor. Rüzgar, su, güneş, biyokütle ve jeotermal kaynaklardan üretilen yenilenebilir enerji, hem sınırsız miktarda hem de iklim değişikliğine yol açan gazlar salmıyorlar. Almanya’daki toplam enerji tüketiminin oranı yüzde 10’dan fazla. Dünyadaki rüzgar enerjisi üretiminde Almanya yüzde 14 payla Çin ve ABD’nin arkasından 3. sırada. Almanya’nın ve sekiz AB ülkesinin daha dahil olduğu Kuzey Denizi Offshor İnisiyatifi bu alanda yeni potansiyeller yaratacak. Güneş enerjisinden elektrik üreten fotovoltaik enerjide Almanya 2010 rakamlarıyla, işletmeye alınmış 17.300 megavatlık toplam kapasitesiyle İspanya ve Japonya’nın önünde birinci sırada. Önemli ölçüde Alman şirketlerinin yüklendiği Desertec projesi de sürdürülebilir enerji teknolojisindeki bir diğer büyük Avrupa projesi. Desertec’le Kuzey Afrika’da güneş santrallerinen elde edilecek elektrik enerjisi 2050’ye kadar Avrupa’nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’ini karşılayacak.