Arka plan

Ekonomi politikası

Ekonomi ve maliye politikasının şekillendirilmesi ve koordine edilmesi, federal sistem içerisinde federal organların, eyaletlerin ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğundadır. Tüm bu organlar farklı ölçeklerde ve toplantılarda bir araya gelirler. Ayrıca bağımsız ekonomistler, federal yönetime danışmanlık yaparlar. Her yıl Ocak ayında federal hükümet, Federal Parlamento’ya ve eyaletler meclisi niteliğindeki Federal Konsey’e Yıllık Ekonomi Raporu’nu sunar. Raporun temel amaçlarından biri federal hükümetin o yıl için belirlediği ekonomik ve mali hedeflerin ortaya konmasıdır; bu yönüyle de rapor ekonomi ve maliye politikalarının temellerini açıklar. Almanya’daki ekonomik hayatın sürdürülebilmesi için gerekli şartlardan biri de rekabeti koruma yasalarıyla (anti kartel yasası) korunan serbest rekabettir.

→  bmwi.de

Ekonominin belkemiğini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler

Alman ekonomisi özellikle sayıları bugün yaklaşık 3,6 milyonu bulan küçük ve orta ölçekli işletmelerle serbest çalışan bağımsız müteşebbisler tarafından şekillendirilmektedir. Tüm işletmelerin yüzde 99,7’si 99,6’sı küçük ve orta ölçekli olarak tanımlanan sınıfa girmektedir. Yıllık cirosu 50 milyon Avro’nun ve çalışan sayısı da 500’ün altında olan işletmeler bu sınıfta görülmektedir. Çalışanların yaklaşık yüzde 70’i 60’ı bu gruptaki işletmelerde istihdam edilmektedir.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde 48,9’unun hizmet sektöründe, yüzde 31,4’ünün üretim sektöründe ve yüzde 19,7’unun da ticaret sektöründe faaliyet gösterdikleri görülmektedir. Çoğu durumda şirket sahibi aynı zamanda şirketin yöneticisi olmaktadır. Yani sermaye ve şirket yönetimi genellikle tek bir elde toplanmıştır. Bu şirketlerin nesilden nesile geçtiği de sıklıkla görülmektedir. Aile şirketlerinin Alman şirketleri içindeki payı yüzde 95’i buluyor. Bugün artık neredeyse üç şirketten birinin başında bir kadın var.

Federal Hükümet’in çıkardığı Konjonktör paketi I ve II, vergi imdirimleriyle KOBİ’lerin yükünü hafifletmeyi ve amortisman muhasebesinde iyileştirmeleri öngörüyor. Ayrıca devlet kredilerinden yararlanma imkanı sunuluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin en güçlü yanları arasında piyasaya uygun ürünlere yoğunlaşmaları, uluslararası alana dönüklük, yüksek uzmanlaşma derecesi ve piyasa boşluklarını başarılı bir şekilde keşfedip doldurabilmesi sayılabilir. Tam da bu özellikler Almanya’nın birçok KOBİ’sinin kendi sektöründe dünya piyasasında lider haline gelmesini sağlıyor.

Fuarlar ülkesi Almanya – Dünya çapında en önde

Almanya yaklaşık 150 uluslararası sektör fuarıyla malların pazarlandığı dünya çapında önemli bir yer. Küresel ölçekte lider durumdaki sektör fuarlarının yaklaşık üçte ikisi Almanya’da gerçekleşiyor. Önemli yıllık fuar organizasyonlarından biri, sanayinin performans fuarı sayılan Hannover Fuarı, bir diğeri de iki yılda bir Frankfurt’ta (Main) gerçekleşen Uluslararası Otomobil Fuarı (IAA). Bilgi teknolojileri alanındaki lider organizasyonlarsa Hannover’deki CeBIT ve Berlin’deki Uluslararası Medya Fuarı (IFA) (eğlence ve iletişim amaçlı elektrotekniğin sergilendiği yer). Yine Berlin’de her yıl turizm sektörü, Uluslararası Turizm Borsası’nda (ITB) biraraya geliyor. Berlin’de çok farklı bir fuar olarak tarım ve beslenme sektörünü biraraya getiren “Uluslararası Yeşil Hafta”nın konusu damak tadı. Kitapla ilgili olarak da Frankfurt Kitap Fuarı her yıl Ekim ayında dünya çapındaki en önemli sektörel etkinlik. Görüntü teknolojisi ve görsel medya alanındaki adres Köln’deki “photokina”. Alman Ekonomisinin Sergi ve Fuarcılık Komisyonu AUMA Almanya’da fuarcılık sektörünün çatı örgütü. AUMA’nın ana görevi yurt dışında Alman fuarcılığını güçlendirmek. AUMA Alman ekonomisinin yurt dışı fuarcılık etkinliklerini koordine ediyor; Federal Hükümet’in desteklediği, sayıları yılda yaklaşık 225’i bulan ihracat platformu da bunlar arasında. AUMA’da örgütlenmiş olan fuarcı şirketler yurt dışında büyüme trendindeki bölgelerde yılda 200’den fazla fuar düzenliyorlar.

auma.de

Global Player – Ekonominin amiral gemileri

Ekonominin amiral gemileri ve küresel oyuncular olarak uluslararası alanda yerlerini alan büyük Alman şirketleri. En ünlü markalar arasında Daimler, BMW, SAP, Siemens, Volkswagen ve Adidas sayılabilir. Büyük Alman şirketleri Frankfurt Borsası’nda hisse senedi endeksi DAX’ta (Deutscher Aktienindex) işlem görüyorlar. Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank 70’den fazla ülkede yaklaşıkneredeyse 80.000100.000 çalışanıyla faaliyet gösteriyor. Ana merkezi, kıta Avrupasının önde gelen ve en büyük 500 bankadan 100’ünün merkezinin bulunduğu bankalar metropolü Frankfurt’ta (Main). Almanya’nın, merkezi Wolfsburg’ta bulunan Almanya’nın en büyük cirolu otomobil üreticisi Volkswagen 2017 rakamlarına göre pazarlanan araç sayısında dünyanın en büyük otomobil şirketi (Toyota’nın önünde). Volkswagen arabaları, Volkswagen A.Ş.’de üretilen çok sayıdaki otomobil markasından biri. Volkswagen grubunda yer alan diğer markalar Audi, Škoda, Seat, Porsche, Bentley, Bugatti, Lamborghini, Ducati, Scania, MAN ve Volkswagen’in yük taşıma araçları.

Sanayi sektöründe Almanya’nın en çok çalışana sahip şirketi dünyadaki toplam 372.000 elemanıyla Siemens A.Ş. . Hizmet sektöründeki en büyük cirolu şirketler Deutsche Telekom ve Deutsche Post. Üçüncü sırada Deutsche Bahn geliyor. Turizm şirketi TUI ve Deutsche Lufthansa da hizmet sektörünün üst grubunda yer alanlardan.

Sosyal Piyasa Ekonomisi

Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası belirli bir ekonomik düzeni öngörmez ancak sosyal devlet ilkesi çerçevesine bağlı olduğu için, tamamen serbest bir piyasa ekonomisinin hakim kılınmasını engeller. 1949 yılında kurulduğundan beri Federal Almanya Cumhuriyeti, Almanya’nın benimsediği ekonomi politikası, serbest piyasa ekonomisiyle sosyalist ekonomik yapı arasında bir orta yol denemesi olan sosyal piyasa ekonomisidir. Sosyal piyasa ekonomisi, Federal Almanya’nın ilk ekonomi bakanı ve sonradan şansölyesi olan Ludwig Erhard tarafından geliştirilmiş ve yürürlüğe konmuştur. Bu sistemin dayandığı temel konsept, bir taraftan piyasa ekonomisinin serbestliğine diğer taraftan sosyopolitik dengeyi sağlayacak önlemlere dayanır. Bir taraftan piyasanın taraflarının serbestçe hareket edebilmesini sağlayacak bir zemin sunulurken, diğer taraftan da devlet sosyal güvenlik sistemleriyle vatandaşları risklere karşı korur.