Katılımda çeşitlilik

Halk oylaması gibi doğrudan demokrasi uygulamaları eyaletler düzeyinde daha sık görülüyor
Halk oylaması gibi doğrudan demokrasi uygulamaları eyaletler düzeyinde daha sık görülüyor David Baltzer/Zenit/laif
Partiler bünyesinde çalışmalar katılımın klasik yollarını oluştururken pek çok genç insan, sivil toplum gruplarının sunduğu katılım olanaklarından faydalanıyor.

Federal Almanya Cumhuriyeti’nin siyasi sis­teminde siyasi partiler merkezi ve ayrıcalıklı bir konuma sahip. Anayasa’nın 21. maddesinde “­Siyasi partiler, halkın siyasi iradesinin oluşumuna katılırlar” ifadesine yer veriliyor. Bu da parti içi demokrasi yükümlülüğünü beraberinde getiriyor: Başkanlar, kurullar ve adaylar parti kongrelerinde parti tabanından delegeler tarafından kapalı oyla seçilirler. Partiler son dönemde parti içi demokrasiyi güçlendirmek amacıyla belli kararları doğrudan parti üyelerine danıştılar. Örneğin SPD’nin 2018 yılında koalisyon anlaşmasına ilişkin parti üyeleri arasında yapılan oylama CDU/CSU ile birlikte hükümet kurulmasında belirleyici rol oynadı. Partiler toplumun kendini ifade etme biçimi olarak merkezi konumunu korusa da aynı zamanda ortaklıkları temsil konusunda güç kaybı yaşıyorlar. CDU/CSU ve SPD’nin arkasında yaklaşık bir milyon üye bulunuyor (61,5 milyon seçmen içerisinde yüzde 1,7’lik bir orana denk düşen bir miktar). Seçimlere katılım oranları da düşme eğiliminde. 1970’ler ve 1980’lerde daima yüksek katılım oranları görüldü ve en yüksek katılımlı seçimler (1972 yılında seçmenlerin yüzde 91,1’i) bu dönemde yapılırken, bu oranlar 2013 ve 2017 yıllarında yapılan milletvekili genel seçimlerinde yüzde 71,5 ve yüzde 76,2 gibi oranlarla sınırlıydı.

picture alliance/ZB

Genç nesiller için sivil toplum inisiyatif grupları ya da sivil toplum kuruluşları gibi katılım seçenekleri daha büyük bir cazibeye sahip. Ayrıca sosyal medya da siyasi anlamda kendini ifade ve siyasi eylem platformu olarak gittikçe daha büyük önem kazanıyor. Vatandaşlar referandum gibi doğrudan demokrasi süreçleri aracılığıyla da siyasi sürece katılım şansı yakalıyorlar. Özellikle eyaletler ve yerel yönetimler düzleminde geçtiğimiz yıllarda “doğrudan demokrasi”ye yönelik uygulamalar giderek artan biçimde hayata geçirildi ve vatandaşlarca da iyi biçimde değerlendirildi.

Related content