İnsan haklarının korunması

Cenevre’deki İnsan Hakları Konseyi Birleşmiş Milletler’in insan hakları konusundaki en önemli organı
Cenevre’deki İnsan Hakları Konseyi Birleşmiş Milletler’in insan hakları konusundaki en önemli organı EPA/Valentin Flauraud
İnsan haklarının gözetilmesi Alman Anayasası’nın güvencesi altında. Almanya dünya genelinde de insan haklarının ve temel özgürlüklerin gaspı karşısında, insanların haklarının korunması için uğraş veriyor.

“İnsanın onuru dokunulmazdır. Tüm devlet ­erki ona saygı göstermek ve korumakla yü­kümlüdür.” Bu ifadede Almanya, Anayasa’nın (“Temel Yasa”) 1. Maddesi’nin verdiği net ödevle “dokunulmaz ve devredilemez insan haklarını, yeryüzünde her insan topluluğunun, barışın ve adaletin temeli” olarak kabul ettiğini ortaya koymaktadır. Bu yükümlülük Almanya tarafından dış ilişkilerinde de ciddiye alınıyor. ­İnsan haklarının korunması ve güçlendirilmesi dış politika ve uluslararası bağlamda çok önemli bir rol oynuyor, zira sistematik insan hakları ihlalleri sıklıkla çatışma ve krizlerin ilk adı­mını oluşturuyor. Almanya AB’deki partnerleri ve BM ile işbirliği içerisinde tüm dünyada insan hakları standartlarının korunması ve iyileş­tirilmesi için çalışıyor.

Uluslararası insan hakları kuruluşları ­bünyesinde çalışmalar

Almanya BM’nin önemli insan hakları sözleşmelerini ve bunların ek protokollerini (Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, Irkçılık Karşıtı Sözleşme, Kadın Hakları Sözleşmesi, İşkenceye Karşı Sözleşme, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Engelli Hakları Sözleşmesi, Kayıplar Sözleşmesi) imzalayan devletler arasında yer alıyor. Almanya son olarak her ikisi de 2009 yılından bu yana yürürlükte olan İşkence Karşıtı Sözleşme’nin ek protokolünü ve Engelli Hakları Sözleşmesi’ni imzaladı. Ayrıca Almanya Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin bireysel şikayet başvurusunu olanaklı kılan ek protokolünü onaylayan ilk Avrupa ülkesi oldu.

Federal Yönetim ayrımcılık ve ırkçılığa karşı korumayı destekliyor ve tüm dünyada ölüm cezasının kaldırılması, politik katılım ve hukukun üstünlüğü için çalışıyor, din ve dünya görüşü özgürlüğünü savunuyor, insan ticaretiyle mücadele ediyor ve barınma hakkının yanısıra temiz su ve sıhhi koşullara erişim hakkının kabulü için çabalıyor. Dünyada yaklaşık 2,1 milyar insanın temiz içme suyuna erişimi yok. Almanya bu durumun değişmesi amacıyla her yıl 400 milyon Avro’yla pek çok projeye, en büyük donör ülkelerden biri olarak mali destek sağlıyor. İnsan hakları kapsamına giren yeni konulardan biri olan suya erişim Almanya’nın yürüttüğü kalkınmaya yönelik işbirliği çalışmalarının öncelikli başlıklarından biri. Bu yöndeki çalışmalarla sadece Afrika’da 2017’ye kadar 25 milyon insan için su tedariki gerçekleştirilebildi.

Almanya 2013-2015 ile 2016-2018 arasında, merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan BM İnsan Hakları Konseyi üyeliğinde bulundu. İnsan Hakları Konseyi’nin en önemli mekanizması, bütün BM üyesi ülkelerin kendi insan hakları yükümlülüklerine ilişkin raporunu ve kritik soruları kapsayan “Evrensel Periyodik Gözden Geçirme” uygulaması. Almanya 2018’de üçüncü kez bu denetimden geçti.

Almanya 47 üye ülkesiyle tüm Avrupa’da ­insan hakları, hukuk devleti ilkeleri ve demokrasinin korunması ve desteklenmesi için çalışan Avrupa Konseyi’nin en aktif üyelerinden biri. Avrupa Konseyi, başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere öncü anlaşmalarla Avrupa’da ortak bir hukuki çerçevenin oluşmasına katkıda bulunuyor ve tüm ­kıtada bağlayıcı ortak standart ve değerlere uyulup uyulmadığını kontrol ediyor.

Uluslararası insan hakları 
politikasının araçları

Avrupa Konseyi’nin insan haklarının uygulanması konusunda en önemli kurumlarından biri Fransa’nın Strazburg kentinde bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM). Avrupa Konseyi’ne üye 47 ülkeden tüm vatandaşlar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nce koruma altına alınmış haklarının ihlal edilmesi durumunda AİHM’de doğrudan dava açma hakkına sahip. Almanya, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin AİHM’de kendilerine ilişkin verilen kararları kabul etmesinden ve uygulamaya geçirmesinden yana tavır alıyor. Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise savaş suçları, insanlığa karşı işlenmiş suçlar ya da soykırım gibi ağır uluslararası suçların ­uluslararası hukuk çerçevesinde cezalandırılmasından sorumlu. Almanya UCM’nin evrensel düzeyde kabul edilmesinin savunuculuğunu yapıyor.

Federal Yönetim nezdinde İnsan Hakları Politikası ve İnsani Yardım Temsilcisi Bärbel Kofler Dışişleri Bakanlığı içinde faaliyet gösteriyor. Görevi uluslararası gelişmeleri gözlemlemek, insan hakları aktivitelerini diğer devlet kurumlarıyla koordine etmek ve Dışişleri Bakanı’na danışmanlık etmek. Almanya’nın insan hakları politikası 1998 yılından bu yana Alman Federal Meclisi İnsan Hakları ve İnsani Yardım Komisyonu tarafından parlamenter düzlemde de destekleniyor ve kontrol ediliyor. Ayrıca Alman İnsan Hakları Enstitüsü de devlet tarafından finanse edilen fakat bağımsız bir kuruluş olarak 2000 yılında Berlin’de kuruldu. Bu kuruluşun amacı ulusal insan hakları kurumu olarak BM’nin Paris İlkeleri çerçevesinde Almanya aracılığıyla yurt içi ve yurt dışında geliştirilmesi ve korunması.

Acil ihtiyaç durumlarında insani yardım

Federal Yönetim dünyanın her köşesindeki insani yardımlarıyla; doğal felaketler, savaş dolayısıyla ya da diğer kriz ve çatışmalar dolayısıyla muhtaç duruma düşen ya da bu tür riskler altında bulunan insanlara destek oluyor. Bu noktada ihtiyacın ortaya çıkış sebepleri önem taşımıyor. İnsani yardım muhtaç insanlara karşı etik sorumluluğun ve onlarla dayanışmanın dışavurumu. Bu yardımlar muhtaç kişilerin ihtiyaçlarına göre düzenleniyor ve insancıllık, tarafsızlık, yansızlık ve bağımsızlık gibi hümanist ilkelere dayanıyor.

Almanya dardaki insanlar için dünya genelinde sorumluluk üstleniyor ve uluslararası insani yardım sisteminin daha ileri düzeye getirilmesi için aktif uğraş veriyor. Federal Hükümet sürekli artan ihtiyaç karşısında 2017’de insani yardımlar için bütçede 1,75 milyar Avroluk bir kalem ayırdı. Bu rakamla dünyadaki en büyük donör ülke oldu. Almanya insani yardımlarını doğrudan kendisi iletmek yerine Birleşmiş Milletler’in insani yardım kuruluşlarının, Kızılhaç/Kızılay’ın ve Alman sivil toplum kuruluşlarının uygun projelerine mali destek sağlıyor. Alman yardımı, öncelikle Orta Doğu ve Afrika’daki insani krizlere yoğunlaşıyor. Bunun yanısıra Almanya BM Acil Yardım Fonu’nu (CERF) ve Ülke Bazlı Havuz Fonu‘nu uzun zamandır destekliyor ve buralara ikinci en büyük katkı payını ödüyor.

İnsan haklarının korunması aynı zamanda siber dış politika için de önemli bir alan. BM Genel Kurulu 2013 ve 2014 yıllarında dijital çağımızda özel hayatın korunması hakkına yönelik kararlar aldı. Bu kararların çıkış noktası Almanya ve Brezilya arasındaki ortak bir inisiyatifti. Almanya, insan haklarının internet ortamında da geçerli olduğu anlayışında. Almanya 2018’de, dijital çağda kişisel mahremiyetin korunması konusunda çalışmalara verdiği önemin altını çizdi ve dijital çağda insan haklarının geliştirilmesi için çalışan Freedom Online Coalition girişiminin başkanlığını üstlendi.

Related content