Bilgi gücü yüksek ülke

Başarılı bir meslek kariyeri için sıçrama tahtası: Üniversite mezuniyeti
Başarılı bir meslek kariyeri için sıçrama tahtası: Üniversite mezuniyeti Wolfgang Stahr/laif
Almanya bilimsel alanda göz dolduran bir ülke. Geçtiğimiz yıllarda yapılan reformlar tutundu ve araştırma şimdi hiç olmadığı kadar uluslararası nitelikte.

Almanya araştırma ve akademik eğitim alanında tüm dünyada önde gelen birkaç ülkeden biri. Nobel Ödüllü bilimciler sıralamasında 80 ödülle dünyada üçüncü sırada olması da bunun güçlü bir ifadesi. Araştırma ve geliştirmede köklü bir geleneği olan ülke, bilginin en önemli “hammadde” olarak görüldüğü küreselleşmiş dünyada en iyi kafaların yurdu olmak bakımından göz dolduruyor. Bilginin yüksek gücünü ortaya koyan üç aktör var: Sayıları 400’ü bulan üniversitelerin oluşturduğu sıkı ağ, uluslararası düzeyde saygı gören üniversite dışı dört büyük araştırma kuruluşu ve sanayide yürütülen güçlü araştırma çalışmaları. Almanya’nın ihracatta dünya lideri olması ve Avrupa Birliği (AB) içinde “Yenilikçiliğin Liderleri” listesinde edindiği sağlam yeri, yüksek araştırma performansıyla yakından ilgili. Almanya’nın bir diğer özelliği, uluslararası kıyaslamada yurt içi gayri safi hasılanın yaklaşık yüzde 3’ünü araştırma ve geliştirme çalışmalarına ayıran az sayıdaki ülkeden biri olması; harcamaların 2025 yılına kadar en az yüzde 3,5 düzeyine çıkarılması amaçlanıyor.

picture-alliance/ZB

Siyaset ve akademi dünyası çok sayıda önlem ve reformla bilgi ülkesi olarak Almanya’nın daha fazla gelişmesi ve uluslararasılaşması yönüne adımlar attı. Bunlardan biri 2008’de “Eğitimle Yükselme” sloganıyla başlatılan, ­yaşamın her dönemini kapsayan teşvik önlemleri. Bu alanda başarılı sonuçların alındığı diğer önlemler, çok sayıda uluslararası yönelimli lisansüstü eğitim programı ve mükemmeliyet kümeleşmesini ortaya çıkaran ve ­mükemmeliyet stratejisiyle devam ettirilen “Mükemmeliyet İnisiyatifi”, “2020 Üniversite Paktı“, “İleri Teknoloji Stratejisi“, “Araştırma-Geliştirme Paktı” veya “Sanayileşme Stratejisi”. Almanya Avrupa’nın en büyük araştırma ülkesi olarak 2014’te “Avrupa Araştırma Alanı”nın (ERA) daha ileri düzeye taşınmasına yönelik bir strateji belgesi sunan ilk ülke oldu.

Bilim ve araştırma alanında uluslararasılaşma perspektifine büyük ağırlık veriliyor. Bologna Süreci kapsamındaki çalışmalar sonucunda ülke genelindeki yükseköğretim programlarının büyük çoğunluğu yeni mezuniyet dereceleri olarak “bakelorya” ve “master” sistemine geçiş yaptı ve bugün birçok yükseköğretim programı yabancı dilde sunuluyor. Almanya uluslararası üniversite öğrencilerinin tercihleri bakımından dünya genelinde ilk beşin içinde. Almanya’dan eğitim amaçlı olarak yurt dışına giden üniversite öğrencilerinin hareketliliği açısından bakıldığında da yaklaşık yüzde 35’lik bir oranla yüksek bir performans gözleniyor. Alman üniversitelerinde çalışan uluslararası elemanların sayısı da son yıllarda düzenli olarak arttı ve toplam içindeki oranları yüzde 10’un üzerinde. Pek çok Alman üniversitesi eğitim programlarını “ihraç etme” ve uluslararası eğitim piyasasında Alman modeline uygun modeller geliştirme yönünde de ­çalışmalar yürütüyor. Genelde Alman üniversitelerinin piyasa koşullarına uygunluk bakımından dünyadaki yeri gayet iyi. Almanya’da yetişkinlerin yüzde 87’si üniversite yeterliliği veren lise mezuniyetine (Abitur) sahip veya bir meslek eğitimi mezunu. OECD ortalamasında bu oran yüzde 86.

Related content