Sürdürülebilir ekonomi

Onurlu çalışma: Küresel tedarik zincirlerinde adil koşullar öngören standartlara uyan Alman firmaları sürekli artıyor
Onurlu çalışma: Küresel tedarik zincirlerinde adil koşullar öngören standartlara uyan Alman firmaları sürekli artıyor Thomas Köhler/Photothek via Getty Images
Almanya sürdürülebilirliği en iyi sağlayan sanayi ülkelerinden. Buradaki şirketler toplumsal sorumluluklarını tanıyor ve üstleniyor.

Almanya dünyada sürdürülebilirlik konusunda en önde gelen sanayi ülkelerinden. Bertelsmann Vakfı’nın 2015 yılında gerçekleştirdiği ve 34 OECD ülkesini değerlendirdiği karşılaştırmalı araştırma bu sonucu ortaya koyuyor. Bu ülkeler ilk defa Birleşmiş Milletler’in belirlediği 17 sürdürülebilirlik hedefi temelinde, çevre korumadan ekonomik büyümeye ve sosyal güvence sistemlerinin kalitesine uzanan 34 gösterge aracılığıyla sistematik bir değerlendirmeye tabi tutuldu Özellikle büyüme, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında yüksek puanlar alan Almanya altıncı sırada yer alıyor.

GIZ/Salma Reda

Yine de Almanya bazı alanlarda sürdürülebilir yaşama, sürdürülebilir ekonomiye ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına uzak noktada. Bu nedenle Federal Hükümet 2017’de sürdürülebilirlik stratejisini kapsamlı biçimde genişletti ve Birleşmiş Milletler’in Sustainable Development Goals (SDGs) başlığı altındaki 17 hedefini kılavuz aldı. Yeni strateji üç düzlem belirliyor: Etkileri Almanya’ya dönük önlemler, Almanya eliyle alınacak, ama etkileri dünya ­geneline dönük önlemler ve ikili ilişkilerde ­başka ülkelerin doğrudan desteklenmesi.

Almanya’da sürdürülebilir ekonominin parçası haline gelerek toplumsal sorumluluklarını kabullenen kuruluşların sayısı artmış durumda. “Corporate Social Responsibility” (CSR) şirketlerin, özellikle de küreselleşme dolayısıyla ekonomik, sosyal ve çevresel alanlarda sonuçları olan asli faaliyetlerine yönelik bir ilkeler bütünü. Günümüzde DAX endeksine dahil 
şirketlerin büyük çoğunluğu Birleşmiş Milletler’in 1999 yılında kurulan Global Compact İnisiyatifi’ne dahil olmuş durumda; ayrıca küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ’ler), enstitüler ve sivil toplum örgütleri de inisiyatifin birer parçası. Birleşmiş Milletler’in Global Compact İnisiyatifi, OECD’nin çok uluslu şirketlere ilişkin ilkeleri ve Dünya Çalışma Örgütü’nün (ILO) çok uluslu şirketler ve sosyal politikaya ilişkin üç aşamalı temel ilkeler listesi şirketlerin toplumsal sorumluluk üstlenmelerine yönelik girişimin temelini oluşturuyor. Gönüllü katılıma dayalı Global Compact’e tüm dünyada 160’tan fazla ülkeden 9.500’den fazla şirket üye.

Toplumsal ve ekolojik sorumluluğun ayrılmaz bir bütün olduğu gerçeği “Sürdürülebilir Tekstil Birliği” kapsamında da yeniden ele alınıyor. Bu birlik tekstil ve giyim sanayisinde çalışanlar için her iki alanda da iyileştirilmenin sağlanmasını hedefliyor. Aralarında büyük aktörlerin de olduğu 150 Alman tekstil üreticisi Federal Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Bakanlığı’nın (BMZ) 2014 yılında kurduğu bu inisiyatife katıldı. Üyeler Almanya’da tekstil firmalarının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturuyor; açıklanan 
hedef yüzde 75’e ulaşmak. Bangladeş ve Pakistan’daki tekstil fabrikalarında ölümlü kazalardan beri Birliğe dahil olan tüm firmalarda belirgin iyileştirmeler gerçekleşti. Birlik 2018’den itibaren tüm üyeleri için, iddialı hedeflere ulaşmayı sağlamak üzere somut talepler formüle etti. Almanya bu birliğin sağlayacağı gelişmelerle, uluslararası alanda küresel tedarik zincirlerinde daha yüksek standartların oluşturulmasına yönelik çabalar içerisindeki öncü rolünü ortaya koyuyor.

Related content