Kültürel diyalog

Vaha kenti Timbuktu’daki (Mali) el yazmaları, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın sağladığı bütçeyle koruma altına alındı ve araştırılıyor
Vaha kenti Timbuktu’daki (Mali) el yazmaları, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın sağladığı bütçeyle koruma altına alındı ve araştırılıyor picture-alliance/abacapress
Yurt dışı kültür ve eğitim politikası karşılıklı değişim ve kültür koruma programlarıyla diğer ülkelerle ilişkiler için sağlam bir temel oluşturuyor.

Yurt dışı kültür ve eğitim politikası (YKEP) klasik diplomasi ve yurt dışı ekonomi politikasının yanısıra Alman dış politikasının üçüncü ayağını oluşturuyor. Bu politikanın en önemli hedefleri arasında kültür, eğitim 
ve bilim alanlarında karşılıklı değişim ve işbirliği aracılığıyla diğer ülkelerle ilişkiler için sağlam bir temel oluşturmak ve insanlar arası diyalog imkanı yaratmak yer alıyor. Böylece yurt dışı kültür politikası, barışçıl bir denge için çalışan bir siyasi anlayış açısından önemli bir esas olarak karşılıklı anlaşma süre­cinin temelini oluşturuyor. YKEP’nin diğer görevleri ise dünyada Almanca’nın yaygınlaştırılmasını sağlamak, Almanya’yı başarılı ve çok yönlü bir kültür merkezi olarak tanınır kılmak 
ve yurt dışında günümüz Almanyasını temsil eden bir ­tabloyu yansıtmak. Çeşitli kültürel programların ve sergilerin desteklenmesi, Alman tiyatrosunun yurt dışındaki sahnelere konuk edilmesi, edebiyat ve sinema alanında teşviklerin yanısıra İslam dünyasıyla diyaloga yönelik projeler ya da Almanya’dan gençlerin yurt dışında gönüllü hizmet verebilmesini sağlayan “kulturweit” gibi programlar bu doğrultuda oluşturulmuş inisiyatifler arasında yer alıyor.

Kültür kavramı, program ve projelerin ­temelini oluşturacak biçimde geniş biçimde tanımlanıyor

picture alliance/Pascal Deloche/Godong

Dışişleri Bakanlığı kültür politikasının yalnızca küçük bir bölümünü kendi uygulamaya ­geçiriyor. Bu görevler büyük ölçüde Goethe Enstitüsü, Dış İlişkiler Enstitüsü (ifa), Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD), UNESCO Almanya Komisyonu ya da Alexander von Humboldt Vakfı gibi özel hukuka göre düzenlenmiş ve farklı öncelikleri olan aracı kurumlarca üstleniliyor (yurt dışı eğitim politikası için bkz. “Eğitim & Bilim” bölümü). Kültür elçisi konumundaki bu kurumların çalışmaları, belli hedef tanımlamaları çerçevesinde belirlense de kuruluşlar program ve projelerin içeriği ve düzenlemesi konusunda son ­derece serbest. 159 enstitüsüyle 98 ülkede temsil edilen Goethe Enstitüsü yurt dışında Almanca’nın öğrenilmesine destek olurken uluslararası kültürel işbirliğini de güçlendiriyor. İfa ise sergiler ve konferanslar aracılı­ğıyla öncelikle kültürel diyalog için çalışıyor. ­Kültürel diyalog alanındaki en yeni eğilimler olarak, dijital kültür ve medya seçeneklerinin yanısıra interaktif katılıma yönelik en yeni olanaklar görünüyor. Yurt dışı kültür politikası 1970’lerden bu yana tüm projelerinde, seçkinci olmayan ve “kültür” kavramını “­sanat” kavramı içine sıkıştırmayan geniş kapsamlı bir anlayışa önem veriyor.

 

Vurgulamak gerekir ki, yalnızca Alman kültürüne önem veriliyor değil. Kültür Koruma Programı yurt dışındaki önemli kültür varlıklarının korunmasını teşvik ediyor. Dışişleri Bakanlığı bu doğrultuda 1981 yılından 2016 yılına kadar 144 ülkede 2.800 kadar projeyi destekledi. Bunlar arasında Mali’deki Timbuktu el yazmalarının korunması veya Suriye’deki kültürel varlıklarının dijital olarak kayıt altına alınması, Kamerun’daki geleneksel müzik kayıtlarının dijitalleştirilmesi veya Endonezya’daki Borobudur Tapınağı’nın restorasyonu gibi projeler yer alıyor.

Related content