Zenginleştiren çeşitlilik

Demografik değişim Almanya’nın karşısına zorlu sorunlar koyuyor
Demografik değişim Almanya’nın karşısına zorlu sorunlar koyuyor Gregor Hohenberg/laif
Almanya dünyaya açık, yaşam tarzlarındaki çoğulculuğun karakterize ettiği bir ülke. Nüfusun yaşlanması gelecek yıllarda büyük bir rol oynayacak.

Almanya yaklaşık 82,6 milyon nüfusuyla Avrupa Birliği içindeki en büyük nüfuslu ülke durumunda. Çağdaş, dünyaya açık bir ülke olan Almanya son on yıllarda yaşanan gelişmelerin sonucunda bir göç ülkesi haline geldi. Ülkede sayıları 18,6 milyonu bulan bir kesimin kökeninde göç geçmişi var. Almanya dünyanın geneli açısından bakıldığında bugün göçmen alımında en liberal ülkelerden biri durumunda. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) 2017 yılında yaptırdığı bir araştırmaya göre Almanya dünya genelinde Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en çok rağbet edilen göç ülkesi konumunda.

picture alliance/blickwinkel/Ziese

Uluslararası kıyaslamanın gösterdiği üzere Almanya’da insanların büyük çoğunluğu, yüksek yaşam standartlarında ve yaşamlarını kendi istedikleri yönde şekillendirmek için rahat hareket alanlarına sahipler.

Almanya, Birleşmiş Milletler’in 2016 yılına ait Human Development Index’ine göre 188 ülke içinde 4. sırada. “Nation Brands Index 2017” başlıklı, 50 ülkeyi kapsayan imajla ilgili anketteyse birinci sırada; bu sonuçta yaşam kalitesi ve sosyal adaletin iyi olması da etkili. Almanya kendisini, tüm yurttaşların yaşam koşullarını güvence altına almayı öncelikli görev edinmiş bir sosyal devlet olarak görüyor.

Farklı yaşam tarzları açısından çoğulculuk ve etnik kültürel çeşitlilik ülke için karakteristik bir özellik. Yeni yaşam biçimleri ve yaşam gerçeklikleri günlük yaşamı değişime uğratıyor. Göçle gelenler, yeni perspektiflerle ve deneyimlerle zenginlik katıyorlar. Alternatif yaşam yaklaşımları ve farklı cinsel yönelimler de toplumda açıklıkla ve saygıyla karşılanıyor. Kadın ve erkek arasındaki eşitlik mesafe kaydediyor, ­geleneksel rol ayrımları geriledi. Engellilerin toplumsal yaşama katılımları da artıyor.

Nüfusun yaşlanması yönündeki demografik değişim kadar Almanya’yı etkileyen bir gelişme yok: Doğum oranları son dönemde hafif artış gösterdi, ama kadın başına 1,5 çocuk sayısıyla nispeten hala düşük bir düzeyde. Aynı zamanda ortalama ömür artıyor. Öngörülere göre 2060 yılına kadar Almanya’da nüfus azalacak; Federal İstatistik Dairesine göre, gelen göçün mik­tarına bağlı olarak nüfus 67,6 milyona kadar düşebilir. Yaşlıların artan oranı, sosyal güvenlik sistemlerini de yeni zorlu sorunlarla karşı karşıya getiriyor.

Geçtiğimiz yıllardaki sosyo ekonomik değişim Almanya’da yeni risk durumları yarattı ve toplumun çeşitli kesimleri arasında ekonomik yaşam koşulları bakımından farkları büyüttü. 2017 yılında işsiz sayısı 1991 yılından beri en düşük düzeyine geriledi; sayı ortalamada 2,5 milyon kişi: Bununla birlikte belirtilmesi gereken bir gerçek de, Almanya’da her beş kişiden birinin, özellikle de gençler ve çocuğunu yalnız büyütenlerin yoksulluk tehdidi altında olduğu. Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinden beri süregelen doğu-batı bölgeleri arasındaki sosyal farklar bugün de ortadan kalkmış değil.

Related content